
İstanbul'dan arabanızla yol açıksa 2 - 2.5 saatte İzmit-Kandıra üzerinden Kerpe'ye ulaşabilirsiniz. Kerpe özellikle deniz kenarındaki ilginç kaya yapılarıyla meşhur ama benim karşıma yazlıklarla işgal edilmiş bir kasaba çıktı. İlk molamı Kerpe'de deniz kenarındaki bir çay bahçesinde verdim. Okulların açık olduğu aylarda in cin top oynayan kasabalardan Kerpe. Bir kaç emekli dışında kimse yok plajda da kafelerde de. Yine de bakkaldan akşam için bir kaç sebze meyve alıyorum. Yol boyunca erik, çilek ve domates yığdım arabaya. Hem yolda yerim hem de İstanbul'a dönüşte diye.

Denizköy'den Karasu'ya gidince görüyorum ki burası da betona yenilmiş bir kasabaymış. Benim hedefimde neyse ki Maden Deresi var. Karasu'yu yaklaşık 10 km geçince sağa doğru Maden Deresi tabelasını takip ederek, yeşillikler arasındaki köy yollarını aşarak ulaşılıyor Maden Deresi'ne. Maden Deresi günübirlik piknik için de gelinebilecek bir yer. Kocaman bir futbol sahası da var... Ayrıca 6-7 tane yeni yapılmış prefabrik ev de misafirlerini bekliyor. 20 TL ödüyorum çadırımı burada kurmak için. Gece bir bekçi mekanı bekliyormuş. Dere kenarındaki bu tesisi geçtikten sonra güzel bir yürüyüş rotası sizi bekliyor. Çadırımı ortalık bir yere kuruyorum, nasıl olsa güneş dağların tepesinden en erken 8'de doğacak... Gölgelik yer aramama gerek yok. Ortalık boş, şarabımı da soğusun diye dere yatağında sote bir yere koyuyorum. Ve başlıyorum yürüyüşe.

Yolun sonunda yaklaşık 5 metrelik bir şelale bekliyor sizi. Şelaleye yukardan da bakabilirsiniz. Geriden sola patikayla yukarıya tırmanıp sonra sağdan devam edince şelaleye ulaşacaksınız. Şelale aslında oturmak, içmek için çok güzel bir ortam sunuyor. Bir dahaki gidişimde, o dereye yatırdığım şarabı buraya çıkarsam daha güzel olur. Daha gündüz vakti, şöyle şırıl şırıl dere sesi eşliğinde burda güzel içilir. Bu arada etrafa şişelerinizi, çöplerinizi atmazsanız sevinirim...

Çadırıma döndüğümde hormonlarım coşmuş durumdaydı. Hem doğa hem de macera dolu rota dopomin-seretonin seviyemi tavan yaptırmıştı. Şarabım da soğumuştu zaten. Hava da kararırken etrafta oturacak bir yer aradım ve Orman Amcanın barakasına ulaştım. Osman Amca amcaoğluyla kağıt oynarken ben de kenarda ufaktan demlendim durdum. Sonra hava kararmasına yakın çadırıma geçtim. Yanımda getirdiklerim ve yolda aldıklarımla tıka basa doyurdum karnımı. Gökyüzünde ne çok yıldız olduğunu görebileceğiniz kadar ışık kirliliğinden uzak bir yerde olmak ne güzel! Erkenden yatıyorum tüm günün yorgunluğu üstüne.

Dönüşü Şile Ağva yolu üzerinden yapıyorum. Yollar çok virajlı ve hele önünüze bir kamyon çıkarsa sollama şansınız da yok, o yüzden yolu uzatmayı göze alanlar anca gitsin bu yoldan.
Maden Deresi de Acarlar Longozu da kesinlikle yeniden ziyaret etmem gereken yerlerden.
Fotoğraf Listesi:
1- Maden Deresi'nde kurduğum çadır alanı
2- Patika boyunca aşılacak oyulmuş dağlar
3- Maden Deresi'ndeki şelale
4- Acarlar Longozu'ndaki yürüyüş yolu
5- Acarlar Longozu
Önerilen Sayfalar:
- İznik ve Yenişehir
* İstanbul'a yakın çadır kuracağınız adresler arıyorsanız iki önerim daha var:
- İğneada'da iki gün çadır tatili,
- Uçmakdere'de Kamp ve Şarköy'e kadar uzanmak...
* Karasu'ya yakın günübirlik bir gezi arayışı içindeyseniz:
- Ballıkayalar'da Piknik
* Karasu'nun doğusunda bir öneri:
- Amasra - Betona Esir Olmadan Önce