
En son gözümü kararttım ve vurdum kendimi yollara. Yine son dakikaya bıraktım planlamayı. Tek bildiğim Hamburg'a gidip dönüşü Berlin üzerinden yapacağım ve toplam 5 gecemin olduğuydu. Christmas zamanı ışıl ışıl sokaklar görmekti ümidim. Aralık sonunda atladım uçağa lakin uçak Hamburg'a alçalırken hala daha nereleri gezeceğimi planlamaya çalışıyordum. Bu arada bir gece önce booking.com dan çok ucuz bir otel bulmuştum. Hamburg gibi pahalı bir şehir için merkezdeki bir odayı geceliği 25€'ya kapatmak büyük bir şanstı.




Pazar günü için iki seçeneğim vardı: Ya Cumartesi gecesi Hamburg gece hayatına akıp ertesi günün çoğunu öldürecektim ya da erken yatıp pazar gününü en başından yaşayacaktım. Ben artık yaşlı ve yorgun bir adamım... Sabah Hamburg saatiyle 7'ydi uyandığımda. O kadar güzel uyumuşum ki erkenden yattığım için. Bir süre odada plan yapıp düştüm yollara. Bu arada sabah 7.30'da odamın altındaki kulüpten hala müzikler geliyordu; ne kadar yorgunsam artık gece boyu o hafif uykum hiç bölünmemiş.
21 Aralık kuzey yarım kürenin kuzeyinde çok daha kısa geçiyormuş onu anladım. Sabah 9'u buldu ortalığın aydınlanması. Şehrin merkezi bomboş. Bir süre karanlıkta bir kaç evsiz, sabah koşusuna çıkmış sağlık düşkünleri ve geceyi bitirmeye karar vermiş tek tük sarhoşlar dışında kimse yoktu. Gün ağarırken insanlar görünmeye başladı sokaklarda. Önce Chilehaus'un önünden geçerek başladım turuma. 1920'lerde yapılmış bu bina mimariyle ilgili olanların mutlaka görmesi gerekenlerden.

Pazarın ardından yakınlardaki Elbetunnel'i ziyaret ediyorum. Yaklaşık yarım kilometrelik bu tünele merdivenler ya da asansörle inebilirsiniz. Burada yaşayanlardan daha çok turistlerin ilgi gösterdiği bir yer burası. (Asansörde, Türk olmadığımdan %100 emin bir şekilde beni arkadaşına gösterip yüksek sesle bıyığımı arkadaşı Haşmet'in bıyığına benzetip beni çekiştiren memleketim insanını da buradan sevgiyle anmak isterim :) ) Hemen ardından Bismarck Anıtı'nın olduğu parka geçtim. Evsizlerin çadırlarının olduğu bir parkın içinde yer alıyor bu betondan anıt. Parktan sonra dün hava kararırken ziyaret ettiğim St. Pauli'nin Millertorn Stadyumu'nun yanından geçip Rota Flora'ya gidiyorum. Gündüz gözüyle hem binayı hem de yan tarafındaki duvar resimlerini bir kez daha görüp Beatles Platz'a iniyorum. İlk yıllarında Hamburg'daki barlarda sahneye çıkan Beatles anısına 2012'de ilgisizlikten kapanana kadar bir müze de varmış burada. Şimdi plak şeklinde düzenlenmiş meydandaki silüetlerinin heykelleri kalmış bir tek.

Doğuya doğru devam edince şehrin en büyük kilisesi çıkacak karşınıza: St. Michel Kilisesi. Hamburg'un silüetini belirleyen bu yapı 1980'lerden beri restore ediliyor. Nehirde yolculuk eden gemiler için de mihenk taşı olan kilisenin metalden kulesine 5 €'ya çıkabilirsiniz. Neyseki 450 basamağı tırmanmak zorunda değilsiniz, asansör var lakin gayet korkutucu geldi bana. Hele metalden kulenin tepesi rüzgarda hissedilir bir şekilde sallanınca hissettiklerim, manzaranın güzelliğini sildi attı.
Gün kararmadan ,ki 4'te kararıyor, bi de şu göllerin etrafında dolaşayım dedim. Güneydeki minik gölün hemen üstündeki yapay göl, etrafında şehrin en lüks evlerini barındırıyor. Pahalı oldukları belli bu evlerle göl arasında da yürüyüş ve bisiklet yolu yapılmış, tek tük ağaçlar ve yeşillik alan içinden geçen. Yaklaşık 6-7 kilometrelik bu güzergah eminim yazın da çok güzeldir.
Ayaklarıma kara sular inmiş bir halde döndüm odama. 2-3 saat dinlenip anca kendime geldim. Akşam son kez ışıklı Noel Pazarları'nda takıldım. Ghülwein denilen sıcak şarap, Eierpunch isimli inceltilmiş boza kıvamındaki karışım, marzipanlı krep, hellimli dürüm, envai çeşit tatlılar... Ramazan'da kurulan eğlenceler gibi ortam sadece bunun Batılı versiyonu. Reeperbahn bölgesindeki bir çadırda striptiz gösterisi bile vardı, o kadar rahat bir dini bayram sevinci kutlaması yani.

Bir sonraki hedef Berlin.
Fotoğraf Listesi:
1- Rota Flora
2- Kuzeydeki gölün üstündeki köprülerden biri: Çiftler üzerine isimlerini kazıdıkları kilitleri köprüye asmışlar.
3- Rota Flora'nın arkasındaki park duvar resimleriyle dolu. Ben gittiğimde denk geldiklerimden biri.
4- St. Pauli'nin Millerntorn stadyumu
5- Elbetunnel
6- Beatles Meydanı
7- Balık Pazarı'ndan bir enstantene.
Önerilen Sayfalar:
* Heildelberg
* Baden Baden ve Strasbourg
* Almanya'da bir başka gezi: Ünlü Pastafaryan Bruder Spaghettus'la Bir Gün
* Hamburg'un ardından Berlin gezisi: Berlin in Berlin
* Türkiye'den işgal evi manzaraları: Yeldeğirmeni'nde Neler Oluyor?
* Gezi Parkı işgali zamanları: Taksim Gezi Parkı Gezisi
* Danimarka'dan alternatif yaşam örneği: Danimarka'da, Kopenhag'ın göbeğindeki komün: Christiania
* Kopenhag - Geniş Geniş