Duomo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duomo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2012 Cuma

Günübirlik Milano

Bir tam günlüğüne Milano'ya geleceğimi öğrendiğimde son İtalya gezime Milano'yu eklememiş olmanın sevincini yaşıyordum. Milano İtalya'da ziyaret edeceğim 6. şehir. Gerçi şehir merkezi dışına çıkma şansım olmayacak ve meşhur Como Gölü'nü göremeyeceğim ama bir dahaki Milano gezim için güzel bir başlangıç olacağı kesin.

İş gezisi olunca havaalanındaki Shereton'da kalıyorum. Bu uzuuuuun otelden şehir merkezine ulaşım Malpenza'dan ulaşımla aynı. Otelde spor salonu 24 saat açık. Şehre gitmek için, havaalanının çıkışına yakın bilet gişesi göreceksiniz. Bilet makinaları da var ama ben kullanmayı başaramadım. Havaalanına günübirlik gidiş dönüş bileti 15€. Tek yön ise 11€'ymuş. Bilet gişesinden çıkar çıkmaz hemen alt kattaki treni görünce saşırmamak elde değil. İki katlı otobüslere alıştık ama iki katlı tren de neyin nesi oluyor şimdi? Hemen üst kata kurulup 20 dakikada bir hareket eden treni bekliyoruz. İstikametimiz Cadorna istasyonu. Yolda telefonuma kopyaladığım Milano gezi yazılarını ve İphone için hazırlanmış ücretsiz  Milano Şehir Rehberi'ni (tam ismi Milan City Travel Guide) inceliyorum. Vee 35 dakikada Cadorna istasyonundayız.

Nisan 2012 başı ve hava şansımıza bulutlu. Güneşli bir günde gezmek ne güzel olurdu diye düşünürken önce Castello Sforzesco'nun içinde buluyorum kendimi. Bu eski kale belli ki sağlam restore edilmiş. Kalenin arka tarafından çıkıp büyük parka atıyorum kendimi. Etrafta tek tük insan var ve yeşil zümrüt yeşiline dönüyor bulutlarla beraber. Yoksa güneşten ziyade bulut daha mı yakışıyor Milano'ya? Parco Sempione'yi tavaf edip Arena'nın arkasından yürümeye devam ediyorum. Hedefimde 10 Corso Como var ama oraya gelmeden 200 metre önce aynı sırada (sağda) gördüğüm bi eskici de çok hoş ürünler satıyor. Şehrin popüler yerlerinden, şık mağazalarından önce 10 Corso Como'yu buluyorum. Özellikle üst kattaki kitap-tasarım mağazasında ilginç ama pahalı ürünler sunan bu mağazanın outlet'i Via Tazzoli'nin doğu ucunda yer alıyor. Yürüyerek 5 dakika mesafede. Outlet kısmında tasarım ürünlerden ziyade kitap ve kıyafet bulabilirsiniz. Ünlü markaların seri sonu ürünlerinde %50 indirim vardı. Türkiye'de indirimleri takip edip daha ucuza bulunabilir sanki, bilemiyorum...


Merkeze dönerken yine Parco Sempino'dan geçiyorum yine. Şimdi yavaş yavaş dalabilirim Milano'nun lüks markalarının olduğu sokaklara. Tahmin edeceğiniz üzere İtalyan markalarının hepsi sıra sıra dizilmiş sokaklara. Dante caddesi boyunca değişik dükkanlara uğruyorum. Kıyafetten ziyade hediyelik eşya, kitap, oyuncak satan dükkanlara... İlgimi çeken bir dolu ürünü inceleyip evde ıvır zıvır depolamamak için sadece bakıp geçiyorum. Böyle böyle Duomo meydanına kadar geliyorum. Önce meydandaki Galleria Vittorio Emanuele II'yu ziyaret ediyorum. İçimdeki "ben burayı biliyorum" hissinin sebebini iki dakikada çıkartıyorum: Aynısı Napoli'de yok muydu bunun? Güzel bir bina... Zemindeki mozaikleri, yüksek ve camdan tavanı ile bir sene sonra eski bir tanıdıkla karşılaşmış gibiyim. Biraz ara sokaklarda dolaşıyorum ve bu sefer de karşıma Torre Velasca binası çıkıyor.  Daha yeni "100 çirkin bina" listesinde görmüştüm de o kadar çirkin gelmemişti bana. Yakından bakınca sanki listedeki yerini hak etmiş gibi geldi.

Karnım acıkmaya başladı. Milano'yla ilgili blog yazılarından topladığım restoranların hemen hemen hepsi şehrin uzak yerlerine denk geliyormuş ne yazik ki. Neyse sonunda tam merkezde bir yer buluyorum listeden. İsmi Ciao ve Duomo Meydanı'da Galleria Vittorio Emanuele II'nin girişinin hemen yanında. İkinci kattaki bu self servis restoranda tam makarna alacakken gözüme Paella çarpıyor. Kim bilir ne kadar oldu yemeyeli. İtalya'ya gelmişken İtalyan yemeği yemeliyim demeyip Paella alıyorum hemen. Gerçekten özlemişim. Barcelona'da yediğim kadar olmasa da gayet lezzetli. Paella + kolaya 9€ ödeyip çıkıyorum Ciao'dan. Hemen çıkışta soldaki dondurmacıdan da dondurmamı alıyorum. Hele kavunlu dondurmayı ne güzel yapıyor bu İtalyanlar. Keyfim yerinde.

Şimdi Duomo'ya çıkabilirim. Asansörle 10€ yayan 6€ ve 250 basamak var. 170 basamak çıkınca ilk terasta bir mola veriliyor. Duomo'nun çatısındaki sütunların üstündeki heykeller göğe doğru uzanıyorlar. İşte Milano'nun en etkileyisi yeri burası. Hem şehir ayaklarınızın altında hem de bu heykeller sizi bambaşka dünyalara götürecek kadar etkileyici. Vampirli filmlere güzel dekor olur bu çatı. Her yer mermer, oymalı, hüzünlü ve tek renk. Hafif çiseleyen yağmur da dekoru tamamlıyor. Terasta tadilat var, yine de hem şehri hem Duomo'nun çatısını izlemek güzel. İnişte içine giriyorum. Duomo'yu ziyaret etmek ücretsiz. Duomo'nun içi İstiklal Caddesi'ndeki San Antuan'a benziyor. Biraz daha büyüğü elbette (dünyadaki en büyük üçüncü kiliseymiş). Roma'daki kiliselerin şaşaasından ziyade hüzün hakim Duomo'ya. Gri tonlarında karanlık bir kilise ama yine çok etkileyici.


Ardından Milano'nun ikinci büyük parkına Giardini Pubblici'ye gitmeye karar verdim. Bazı yerlerde ismi Giardini İndro Montanelli diye de geçiyor. La Scala Tiyatrosunu karşınıza alıp sağa doğru Via A. Manzoni'yi takip edince karşınıza çıkıyor. Aksam 9'a kadar açık parkta köpeğini gezdirenler ya da köpekler rahatça koştursun diye ayrılmış alanda özgürce koşmalarını izleyenler, çimlerde oynayanlar, çimler ıslak diye banklarda sevişenler... Milano'da tüm şehre inat zamanın gayet yavaş aktığı bir yer burası. Peyzajı da çok hoş, sanki şehrin göbeğinde değilsiniz gibi her şey. Hava çiselemeye gökyüzü sadece bulutlardan değil aynı zamanda uzaklara giden güneşten dolayı da karanlığa dönmeye başlarken geri dönüş yoluna koyuluyorum. Yine Cadorna istasyonu ve Malpensa'ya giden çift katlı tren. Öyle yorulmuşum ki uyukluyorum trende. Rüyamda Milano'ya bir sonraki gelişimde gitmek istediğim Como Gölü'nde gezinmeye başladım bile...

Önerilen Sayfalar: İtalya'ya gidecekler buralara da baksın


- Napoli Torino'da Bir HaftasonuRoma'nın Mimari Şaheserleri
Floransa
Çarşılı köprüler - Irgandı, Rialto ve Vecchio 
Venedik'te Bir Gün
Siena, San Gimignano ve Palio Yarışı
- Pisa
Bologna'da Porticolar Altında Bir Gezi


Fotoğraf Listesi:


1- Galleria Vittorio Emanuele II'nun içi

2- Torre Velasca Binası
3- Duomo'nun çatısından Duomo Meydanı
4- Duomo'nun çatısı
5- Duomo'nun çatısındaki heykeller

dinceryazici79@gmail.com

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Floransa

Venedik'ten 12:57'de kalkan trenimiz 3'e doğru varıyor Frenze SMN (Santa Maria Novella) istasyonuna. Bu Floransa şehir merkezindeki tren istasyonu ve bizim otelimiz de 200 metre uzakta Via Fiume 17 numarada. Eski asansörlu 4 katlı bir binanın 4. katındaki odamız için önce 2. kattaki resepsiyona uğruyoruz. İki kişi iki gece için 82€ otel artı 8€ vergi ödeyip geçiyoruz odamıza. Odamız geniş tavanlı sokak ve ucundan kıyısından şehir manzarasıyla güzel bir oda. Ufak bi balkonu bile var.

Yarın sabahtan akşama kadar şehri gezmeden önce bugün genel havasını hissetmek amacındayız. O yüzden "nasıl bi şehir acep Floransa" sorusunun cevabını bulmak için şehrin sokaklarına dalıyoruz hemen. Venedik'ten sonra daha yaşayan bi şehir var karşımızda. Venedik hüzünlü gelmişti akşam saatlerinde loş ışık altındaki boş Floransa sokaklarını gördükten sonra burası çok daha hüzünlü geliyor bize. Sokak satıcıları, hediyelik eşya mağazaları ve restoranların arkasında devasa tarihi binalar, heykeller ve meydanlar gözümüzü alıyor. Köprüyü geçip karşıda neler var diye bakınıp dönüyoruz otelimize. Güzel bi İtalyan şehri var karşımızda, yarın dinç bir şekilde arşınlayalım sokaklarını...


Sabah yerel saatle 8'de yollardayız. Mercato Centrale'ye giderken Via Faenza'dan Via Nazionale'ye dönünce  Caffe Sabatino çıkıyor karşımıza. Makul fiyatlariyla gözümüz kesiyor, hemen kapuçino+tatlı+portakal suyu şeklindeki 3 €'luk menüden sipariş ediyoruz. Başka güzel seçenekleri de var, yarın sabah şehirden ayrılmadan yine gelebiliriz.


Ardından Mercato Centrale'ye gidiyoruz. Bir gün önce bu kapalı pazar yerinin önünden geçmiştik fakat öğleden sonraları kapalı oluyormuş. Sabah sabah uğrayıp şarküteri ürünleri, et, peynir, şarap ve zeytinyağı satan dükkanların arasında dolaşıyoruz. Kestiği domuzun kafasını öperken turistlere poz veren kasap ardından çok neşeli bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Biz de Duomo'ya geçiyoruz. Floransa'nın bu en yüksek binası olan Duomo İtalyanca'da katedral demek. Önce 6€ giriş ücretini verip çan kulesine tırmanıyoruz. Şimdiden uyarayım Venedik San Marco'daki çan kulesi gibi asansörle yukarı çıkmayı bekleyenler avucunu yalar. Toplam 414 (gerçi ben inişte 413 saydım ama) basamağın sonuna kadar çıkmak gayet yorucu. Sağlam kondisyonu olmayanların bacaklarında eğer en yukarı çıkmayı başarırlarsa daha sabahın erken saatlerinde derman kalmayacaktır. Aralarda da şehri görebileceğiniz katlar var tabii ama kulenin en tepesindeki manzara da gayet iyi. Keza Duomo'nun içinden de 15€ ödeyip rehberli turla kubbenin tepesindeki seyir balkonuna çıkabilirsiniz.


Duomo'nun içi mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. Yerdeki mermer döşemeden kubbesindeki resimlere kadar özenle işlenmiş tüm katedral. Duomo'ya giriş ücreti yok ama yan taraftaki şapel için giriş ücreti ödemeniz gerekiyor.

Ardından Piazza della Signoria'ya gidiyoruz. Davud heykelinin kopyalarından biri (orijinali Galleria dell'Accademia'da diğer kopyasıysa nehrin öbür tarafında tepede yer alan Piazzale Michalengelo'da), Medusa'nın kesik başını elinde taşıyan Perseus, Fontana di Nettuno ve Palazzo Vecchio bu meydanda yer alıyor. Sergi ve müzeleri pas geçip Plazza della Republica'ya gidip meydanın kenarındaki Gilli'de bir mola veriyoruz. Bu eski pastanenin önünde oturmak meydan manzarasıyla gayet keyifli lakin tatlıları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Tiramisu ve profiterol sipariş ediyoruz. Profiterol damak tadımızın gayet dışında, tiramisu biraz daha başarılı ama onu da çok özleyeceğimi söyleyemeyeceğim. Kapuçino 5€ tatlılarsa 8€'luk fiyatlarını kesinlikle haketmiyor. Haa herkes bahsediyordu bu pastaneden pişman mıyım gittiğime? Hayır. Bi daha gider miyim? Hayır.


Bir sonraki hedefimiz Ponte Vecchio. Venedik'ten sonra üstünde dükkanlar yer alan bir köprü daha. Bu sefer kuyumcular mesken tutmuş köprüyü. Nehir kenarından Uffizi Galerisi'nin önünden geçip öğle yemeği yiyeceğimiz Il Pizzaiuolo'ya gitme vakti geldi. Ama önce yolumuzu kuzeye çevirip Piazza Della Santissima Annunziata'ya da ismini veren bu meydanın kuzeyindeki Santissima Annubziata Kilisesine uğruyoruz. Özellikle üzerindeki kundağa sarılmış bebek panolarıyla dikkat çeken Spedale degli İnnocenti isimli 600 yıllık yetimhane binasının önünden geçerek ziyaret ettiğimiz bu kilisenin iç süslemeleri çok etkileyici. Karnımız zil çalıyor. Santa Croce'nin haritaya göre sağ üst tarafındaki Via De Macci'nin kuzeyinde 113 numarada yer alan pizzacı Napoli usulü pizzalar yaptığı iddiasında. Hayatımda en güzel peynirli pizzaları Napoli'de yemiş biri olarak bu pizzacının lezzetlerini merak ediyorum. Servis gayet hızlı. Margarita pizzası fena değil. Etli mantarlı diğer pizza ise pek bana hitap etmiyor. İki kişi iki pizza iki içecege 25 € civarı ödeyip çıkıyoruz.

Pizzacıdan çıkınca bir batıdaki sokakta yer alan eskicilere göz atıyoruz. Ardından da doğudaki San Nicolo köprüsüne gidip karşıya geçiyor Piazzale Michelangelo'ya doğru tırmanıyoruz. Yeşillikler arasında tırmandığımız meydandan Floransa'yi izlemek gayet keyifli. Davud heykelinin yanında hediyelik eşyalar satan küçük tezgahlar dışında bir de Kızılderili kostümlü müzisyenler karşılıyor bizi. Biraz dinlenip tekrar nehir kıyısına iniyor ve ara sokaklarda dolanarak Palazzo Pitti'ye kadar geliyoruz. Burada da değişik müzeler var. Ama biz artık yavaş yavaş yorulmaya başladık. Piazza Santa Novella'da yeşillikler üstünde mola verip otelimize atıyoruz kendimizi. Akşam yemeğine kadar 1-2 saat dinlensek fena olmayacak.

Aksam yemeğini turist menüsü olan trattorio'lardan birinde 20 €'ya yiyoruz. Porsiyonlar çok büyük değil ama sağlam doyuruyor... Makarna, et, tatlı ve içecek. Floransa'yı bitirip Roma'ya geçebiliriz.

Önerilen Sayfalar: İtalya'ya gidecekler buralara da baksın


- Napoli Torino'da Bir Haftasonu
Bologna'da Porticolar altında bir geziRoma'nın Mimari Şaheserleri
Çarşılı köprüler - Irgandı, Rialto ve Vecchio 
Venedik'te Bir Gün
Günübirlik Milano
Siena, San Gimignano ve Palio Yarışı
Pisa

Fotoğraf Listesi:

1- Davud Heykeli'nin kopyasi

2- Çan Kulesi'nden Duomo'nun önü
3- Çan Kulesinden Duomo'nun kubbesi
4- Dolunay zamanı Piazza della Signoria
5-  Ponte Vecchio

dinceryazici79@gmail.com