bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bursa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2017 Cuma

İznik ve Yenişehir

Temmuz 2017'de Bursa'dan günübirlik İznik ve Yenişehir gezisi için çıktık yola. İlk hedefimiz İznik. 

Ulaşım:

İznik'e gitmek için önce Yalova yoluna çıktık. Gemlik'ten sonra İznik sapağından girince İznik gölünün güneyinden İznik'e ulaştık. Yol boyunda Yeni Sölöz köyünde 4 katlı kagir binada, Müşküle köyü sapağındaki çay bahçesinde ve yolu tamamen örten çınar ağacının altında mola verdik. 

İznik'te Gezilecek Yerler:

Bugünkü İznik bir çok Anadolu yerleşimi gibi tarihi kalıntılara çok da iyi bakamamış durumda ne yazık ki. Yine de görülebilecek olanların bir kısmına burada değineyim. 

İznik'in tarihinde en önemli hadise M.S. 325'te İsa'nın Tanrı olup olmadığı konusunda karar alınması için toplanmış olan Konsildir. Bizde bu konsil yüzlerce İncil arasında 4 tanesinin seçilmesi için yapılmış olarak anlatılır. Bugün bu konsilin tam olarak İznik'in neresinde toplandığı bilinememektedir. İnciraltı bölgesindeki kalıntılar, İznik gölüne gömülmüş olan ve yakın zamanda keşfedilmiş Bazilika ve bugün cami olarak kullanılan Aya Sofya Camii konsilin düzenlendiği iddia edilen tarihi yapılar arasındadır. 

Yeşil Camii

İznik'teki camiler arasında özellikle çini ve tuğla kullanılarak örülmüş minaresiyle en dikkat çekeni Yeşil Camii'dir. İçi sade olsa da gerek minaresi gerekse de işlemeli mermer dış kaplaması ilgi çekicidir. 

Eşrefzade Camii


1500'lerden kalma olan bu caminin minaresi Yeşil Camii kadar süslü değil ama bence en az onunki kadar şık. Yenişehir'i gezerken de Eşrefzade Camii minaresi gibi İznik çinileriyle süslü minareler görebilirsiniz. 

Şehir Surları ve Kapılar 

İznik şehir surlarının bir kısmı bugüne kadar ulaşmış durumdadır. Biz gittiğimizde İstanbul Kapı restore ediliyordu. Bir diğeri olan Lefke Kapı'yı ve şehrin surlarının bir kısmını gezebilirsiniz. Surların bir bölümünde çökme tehlikesi vardı o kısımlardaki uyarı levhalarına uyarsanız iyi olur. 

Aya Sofya Camii

İznik'te en ilgi çekici tarihi yapılardan biri bugün cami olarak kullanılan bu eski kilise geldi bana. Yüzyıllar içinde defalarca yenilendikten sonra 1920'de Yunan işgalinin sonunda yakılan ve 2000'lerin başına kadar harabe olan bu yapı ardından üstü kapatılıp ufak bir tadilattan geçirilerek yeniden kullanılmaya başlanmış. Zemininde kilise olduğu dönemden kalma taş döşeme, duvarın bir kısmında İsa ve Meryem'i gösteren fresk, kapının karşı köşesinde rahiplerin oturduğu bölüm ve eski bir taş mezar kalıntısı bugün ibadete açık olan cami içinde ziyaret edilebilir durumda. 

İznik Müzesi

Orhan Gazi'nin karısı Nilüfer Hatun tarafından imarethane olarak yaptırılan bu yapı bugün İznik Müzesi olarak hizmet vermektedir. Ne yazık ki biz ziyaret ettiğimizde tadilattaydı. 

Dikilitaş

İznik merkeze 6 - 7 km. mesafedeki bu ilginç yapı Elbeyli köyü sınırları içinde, zeytin bahçeleri arasında yer almaktadır. Elbeyli köyü yoluna girdikten sonra tabelaları izleyerek kolayca bulabilirsiniz. 5 taşın üst üste dizilmesiyle oluşturulmuş bu dikilitaşın üstünde şimdilerde kayıp olan bir altıncı taşın daha olduğu düşünülmektedir. Wikipedia'dan aktaracak olursam yolun öbür tarafındaki yüzünde Yunanca "C. Cassius Philiscus, C. Cassius Asklepiodotus'un oğlu, 83 yıl yaşadı" yazmaktadır. 

Dikilitaşa giderken yolda merdivenli kaya ve yeraltı mezarları levhaları da göreceksiniz. Merdivenli kaya Dikilitaş yolunda, üzerine basamaklar kazınmış bir kaya. Yeraltı mezarlarıysa şu an üstü kapatılmış ve ziyarete kapalı durumda. 

İsmail Usta'nın el yapımı fıçıları:

İznik deyince akla önce çini geliyor elbette. Siz de gezerken bolca çinici göreceksiniz eminim ki. Ama ben size el sanatları konusunda başka bir yerden bahsedeceğim. İsmail Usta Türkiye'de fıçı yapan son ustalardan biri. İster dekoratif istet kullanım için çok güzel, çivisiz, yapıştırıcısız fıçılar yapıyor. Ben en çok suyu içinde buz gibi tutan meşe su fıçısını beğendim. Yakup Sokak 5 numaradaki marangoz atelyesine uğramanızı tavsiye ederim. 

Yeme İçme:

Aydo Pastanesi:

İznik'in içinde dondurma yemek için mola verdik. İznik'in yerel markası Aydo'nun sahildeki pastanesinde oturup dondurmalarımızı yedik. Açıkçası ailenin geri kalanı dondurmayı vasat olarak değerlendirildi ama beni özellikle ilk kez yediğim tahinli dondurma mest etti. 

Yenişehir:

İznik'ten Bursa yönüne devam ederken Yenişehir tabelasını takip ederseniz yeni yapılmış dik ve virajlı Yenişehir yoluna çıkarsınız. Bursa'dan gidecek olanlar İnegöl - Ankara istikametine giderken Yenişehir sapağından devam edebilirler. 

Gezilecek yerler:

Yenişehir İznik'le karşılaştırıldığında daha mütevazi bir ilçe. İznik'in göl kenarında olması ve turistik kimliği onu yaşamak için de daha popüler yapıyor. 

Yenişehir'de gezmek isteyenler bu geziye merkezden başlayabilirler. Saat kulesi şehrin göbeğinde en önemli yapı olarak durmaktadır. Biz gittiğimizde çatısına leyleklerin yuva yaptığı bu şirin kulenin hemen arkasında hükümet binası yer alıyor. Kuzeydeki, hamamın da olduğu küçük meydana giderseniz belediye binası karşınıza çıkacaktır.

Gezilecek yerler arasında Sinan Paşa Külliyesi de var ama biz gittiğimizde restore ediliyordu. 

Şemaki Evi:

Yenişehir'deki en önemli yapılardan biri de Şemaki Evi'dir. Bugün müze olarak kullanılan ev zamanında İran'ın Şemaki kasabasından Anadolu'ya gelen ve Yenişehir'e yerleşen Şemaki ailesi tarafından 18. yüzyılda yaptırılmıştır. Ev pazartesi günleri kapalıdır.

Baba Sultan Parkı:

Yenişehir'in en güzel parkı bir süredir eski güzelliğini kaybetmiş durumda. Şimdilerde ortasında minaresiz bir cami duran bu park eskiden püfür püfür esen rüzgarda serinleyip çay bahçelerinde vakit geçirilen bir parkmış. Şimdi cami yapılmış yer de müzeymiş. Biz gittiğimizde çalışmalar yapılıyordu bitince ortaya ne çıkar göreceğiz. 

Yenişehir'i gezmeyi erken bitiriyoruz. Bir dahakine daha bir alıcı gözle bakınayım ilçeye...

Fotoğraf Listesi:

1- İznik Yeşil Camii
2- Yalova yolundan İznik sapağına döndükten sonra Sölöz'den geçeceksiniz. İşte Sölöz'deki bu 4 katlı kerpiç ev de 2016 yılında koruma altına alındı.
3- İznik yolunda karşınıza çıkacak, yolun üstünü kapatan ağaç.
4- Aya Sofya Camii
5- Zeytinliklerin, meyve bahçelerinin arasındaki Dikilitaş.
6- Çömez'in evi diye bilinen bu ev, Yenişehir'deki en özel yapılardan biri. Mazisi 35-40 yıl önceye dayanan evin sadece yapımında kullanılan taşlar değil içindeki mefruşat da yurtdışındangetirilmiştir. Zamanında Hacıları Arabistan'a götüren Çömez lakaplı kişinin elde ettiği gelirle Ortadoğu'daki bir saraydan esinlenerek yaptırdığı ev bugün içindeki bölümler ayrı ayrı kiraya verilerek kullanılmaktadır.
7- Baba Sultan Parkı'nda camiye çıkan merdivenler.

Önerilen Sayfalar:

- Amasra - Betona Esir Olmadan Önce
- Atina Kaçamağı
- İzmir'de Bir Gün
- Acarlar Longozu ve Maden Deresi'nde Kamp
- Frig Vadisi'ni Gezememe
- Kapadokya Gezimiz
- Ballıkayalar'da Piknik
- 24 Saatte Eskişehir'i Yad Etmek
- Bursa'da Huzur





1 Nisan 2012 Pazar

Çarşılı Köprüler - Irgandı, Rialto ve Vecchio

Üzerinde dükkanlar olan köprü konsepti dünyada çok ender rastlayabileceğiniz durumlardandır. Ben şimdiye kadar bunlardan sadece dört tane olduğunu duydum. Bu sefer size bu dördünden gördüğüm üç tanesini anlatmak istiyorum: Irgandı Köprüsü, Rialto Köprüsü ve Vecchio Köprüsü.

İlk köprümüz Bursa'dan. Gökdere üzerinde yer alan Irgandı Köprüsü yıllar boyunca harabe olarak durduktan sonra 2004 yılında belediye tarafindan restore edilerek çarşısıyla beraber yeniden kullanıma açıldı. Üzerinde yer alan dükkanların ortak konsepti yerel sanatlarla ilgili olmaları. Aslında yıllardır tartışılan Bursa Tarihi Yürüyüş Yolu projesi hayata geçmiş olsaydı Tophane'den başlayıp Yeşil Türbe hatta buradan da Emir Sultan Camii'nden aşağıya Yıldırım Külliyesi'ne kadar devam etmesi düşünülen projenin ortasında yer alacak olan Irgandı Köprüsü'ne şu an en kolay Setbaşı Köprüsü'nün yanından aşağıya inerek ulaşabilirsiniz. Sessiz sakin, huzurlu havasıyla Irgandı Köprüsü kalabalıktan uzak kendi halinde hayatına devam eder gibi karşılar sizi. Hala duruyor mu bilmiyorum ama yıllar önce üzerindeki dükkanlardan biri şirin bir kafeyken Gökdere'yi izleyerek çayınızı yudumlayabiliyordunuz. Geleneksel sanatlara ev sahipliği yapması konsepti şu anda köprüye ilgiyi azaltane tmenlerden biri ama illa da kalabalıklar tarafından işgal edilmesi mi gerekir o da tartışılır bir konu tabii.


Venedik'te bulunan Rialto Köprüsü ise Irgandı gibi kendi halinde takılmaktansa kalabalık turist kafilelerine hizmet etmeyi tercih eden bir köprüdür. Düz ayak değil merdivenlerle tırmanılıp inilen bu köprünün üzerindeki dükkanların tamamına yakını hediyelik eşya, bir kısmı da giyim eşyası - aksesuar satmaktadır. Ortasına çıkılınca iki taraftan Grande Canal manzarası sunan Rialto yaz kış turist kafileleriyle dolup taşmaktadır. San Marco Meydanı gibi Rialto'ya da etraftaki okları takip ederek kolayca ulaşabilirsiniz.


Son olarak Vecchio Köprüsü yine İtalya'da ama bu kez Floransa'da bizleri bekliyor. Vecchio'nun üzerindeki dükkanların ortak üzerine kuyumculuk üzerine eğilmeleri. Zamanında kasaplar tarafından kullanılan dükkanlar ardından kuyumculara geçmiş bu sayede nehre atılan hayvan artıklarının kötü kokusu/görüntüsünün de önüne geçilmiştir. Köprünün en ilgi çekici yanlarından biri de dükkanların üzerinden geçen koridordur. Yöneticilerin halka karışmadan köprüyü geçmelerini sağlayan bu koridor dikkatli bakılınca anca seçilir. Köprünün üzerinde durup altınızdan akan Arto Nehri'ni izlemek kadar diğer köprülerden Vecchio Köprüsü'nü izlemek de büyük keyiftir. Dükkanların dışları rengarenk boyandığı için dışarıdan çok şirin görünür Vecchio. Ayrıca köprünün ortasında bir de büst vardır. Merak edenlere bu büstün ünlü heykeltraş Benvenuto Cellini'nin büstü olduğunu belirteyim.

Bunların dışında bir tane çarşılı köprü de Bulgaristan'da Lofça kentinde bulunuyormuş. Osma Köprüsü isimli bu köprüyü de belki ileride görme şansı bulurum kim bilir.


Öneriler: İtalya'ya gidecekler buralara da baksın


- Napoli - Torino'da Bir Haftasonu
- Bologna'da Porticolar altında bir gezi
- Roma'nın Mimari Şaheserleri
- Floransa
- Siena, San Gimignano ve Palio Yarışı
- Venedik'te Bir Gün
- Günübirlik Milano
- Pisa


Ayrıca Bursa'da Huzur yazısı da ilginizi çekebilir.


Fotoğraf Listesi:


1- Bursa Setbaşı Köprüsü'nden Irgandı Köprüsü'ne bakış.

2- Venedik'te Rialto Köprüsü
3- Rialto Köprüsü'nün merdivenleri
4- Floransa Vecchio Köprüsü
5- Vecchio Köprüsü'nün diğer bir köprüden görünümü

dinceryazici79@gmail.com

15 Temmuz 2010 Perşembe

Bursa'da Huzur

Ben tatil deyince koşturmacayı, hiç durmadan gezmeyi, tatil bitiminde öncesinden daha yorgun olmayı tercih edenlerdenim. Bilimum sportif aktiviteler, görülmedik yer kalmamacasına yürüyerek geçen saatler, saatlerce içerek ve dans ederek geçirilen geceler... Tatil sırasında bu koşturmacadan sıyrılabildiğim ender yerlerden birisidir Bursa. Başka hiç bir yer bana böylesine huzur dolu bir tatil sunmuyor. Size anlatacağım Bursa, Ahmet Hamdi Tanpınar'a zamanı sorgulatan Bursa. Bu gezi boyunca yanınıza okumak için Tanpınar'ın Beş Şehir'ini ve Sait Faik'in öykülerini almanızı tavsiye ederim. Gezi sırasındaki playlistinizde de mutlaka Zeki Müren'e yer verin. Bol bol oturup çayınızı, kahvenizi içeceğiniz şehrin ahengine dalıp saatlerinizi geçireceğiniz bir geziye başlıyoruz. Burda size güzergahları, ziyaret edilecek mekanları anlatırken bu mekanlarla ilgili detaylı bilgi vermektense huzur dolu ortamlarda bulunma zevkini anlatmayı tercih ettim. Yeri geldikçe de ilginizi çekecek linkler de verdim ki daha fazla bilgi arayanlar da mutlu olsun.

Bursa'da yapılacak bir geziye merkezden başlamak bana en doğrusu gibi geliyor. Ulucami'yi şehrin merkezi alırsak bu merkezden başlayıp kıyılara doğru yayılabiliriz. Dini inancınız ya da dinle bağınız her ne olursa olsun Bursa'daki İslami mimari sizi mistik zamanlara götürecek kadar başarılı örneklere sahiptir. Bunlardan ilki ve en görkemlisidir Ulu Cami. Camiinin en ilginç yönlerinden biri ortasında bulunan çeşmedir. Cami'nin içinde oturup o mistik havayı teneffüs ederek Bursa'nın ruhuna doğru olan yolculuğunuza başlayabilirsiniz. Ulucamii'nin ardından önce Tophane'ye uğrayıp Orhan Gazi ve Osman Gazi'nin türbelerini, Saat kulesini ve Bursa Ovası'nın alabildiğine uzandığı manzarasını seyre koyulabilirsiniz. Tophane, çay molası için uygun bir yerdir hele ki panaromik Bursa manzarasını sevdiyseniz. Ama mola vermeyi Kapalı Çarşıda kaybolacağınız bir yürüyüşün ardına da bırakabilirsiniz. Kapalı Çarşının labirent gibi içiçe geçmiş koridorları boyunca uzanan dükkanlarının ardından kendinizi Koza Han'ın bahçesine atmalısınız. Burada ister Türk kahvesi için ister Uludağ Gazoz... İkisi de Koza Han'da bir başka tatlı geliyor insana. Eğer acıktıysanız size tavsiyem İskender Kebap'la karnınızı doyurmanız. Bunun için size önerebileceğim 3 mekan var. İskender ismi patentli bir isim olduğu için bu ismi 2 farklı dükkanın kullanmaya hakkı var. Biri kebabın mucidi Mehmet İskender'in soyunu devam ettiren Kebapçı İskender(1), diğeri de Cevat İskenderoğlu'nun varislerinin açtığı İskender(2). Bu iki mekan dışında bu işi iyi yaptığına inanılan üçüncü kebapçı da Uludağ Kebap'tır(3). Heykel'de olan ilk ikisinin aksine Uludağ Kebap kendisine Santral Garajı mekan tutmuştur. Benim favorimi soracak olursanız ikincisi derim. Masaların üstünde cam sürahilerde su ikram edilen, eski havasını koruyan bu mekan Tayyare Kültür Merkezi'nin hemen yanındadır. Kebapçı İskender'i de Sönmez İş Sarayı'nın hemen arkasındaki tarihi mekanında bulabilirsiniz. İskender Kebap yiyecek kadar aç olmayanlar Bursa'ya has Cantık yiyebilirler. Genellikle mevlütlerde dağıtılan küçük bir pide çeşidi olan cantığı en güzel kıyıda köşede kalmış esnaf pide salonları yapar. Eskiden sadece kıymalısı bulunurdu cantığın şimdi kaşarlısı kuşbaşılısı da bulunuyor.

Yemekten sonra çay ya da kahve içecek bir yer arıyorsanız Setbaşı'na doğru yürüyüşe devam etmelisiniz. Setbaşı Deresi'nin yanındaki tarihi Mahfel Cafe'de verilecek mola sırasında keşke elinizde Bursalı bir yazarın kaleme aldığı "Mahfelden İnsan Manzaraları" kitabı olsa da zamanında buralarda yaşamış çoğu Mahfel'in müdavimi olan Bursalıları tanıma şansınız olsa... Çay molasının ardından rotamız Yeşil'e doğru devam ediyor. Önce Setbaşı Köprüsü'nden bakınca aşağı tarafta görülen Irgandı Köprüsünden geçer ardından Yeşil Camii ve Yeşil Türbe'ye doğru yürümeye devam edebilirsiniz. Yeşil Camii'nin girişindeki yeşil mozaiklere özellikle dikkat edin. Dünyanın en güzel yeşil tonlarından biridir o mozaikler.

Gezinin bu aşamasına kadar mola vermek konusunda pek hevesli davranmamış olanlar Yeşil'deki Yüce Hünkar'da çay molası verebilirler. Burasının manzarası Bursa'nın doğu yakasına bakar.

Camii ve Türbe görmeye doymamışsanız eğer daha fazlası için yola devam edip Emir Sultan'a uzanmalısınız. Zamanında yerlere döşenen ama şimdilerde kaybolmaya yüz tutan mavi ışıklar ve ok ucu şeklindeki kaldırım döşemeleri de size yolunuzu bulmak konusunda yardımcı olacaktır. Emir Sultan'ın ardından yolunuzu Yıldırım Külliyesine doğru aşağıya doğru çevirebilirsiniz. Aşağıya inmenin en kolay yolu Emir Sultan Mezarlığının arasındaki yoldan inmektir. İsteyenler bu mezarlıkta Zeki Müren'in mezarını arayıp bulabilirler. Yıldırım Külliyesi ardından taksiye, otobüse ya da bulabilirseniz Bursa'ya has taksi-dolmuşlara atlayıp Heykel'e geri dönün. Bursa Kent Müzesi, Atatürk Heykeli'nin hemen ardındadır (4). Bursa'yla ilgili envai çeşit bilgiyi çok güzel görseller ve yöresel ürünlerle sunan müze, müze gezmeyi sevmeyenleri bile cezbededebilecek bir anlayışla hayata geçirilmistir. Müzede Zeki Müren ve Müzeyyen Senar şarkıları çalan kiosklardan istediğiniz şarkıyı seçmeyi unutmayın.

Karnınızı doyurmak için Bursa'ya has bir seçenek de Meşhur Kayhan Pideli köftesidir. Kayhan'da bir çok yerde yiyebileceğiniz bu kebabın iskender'den farkı dönerin yerini köftenin alması ve daha bol soslu olmasıdır. Bir sonraki gğzergahımız Heykel'den devam edip Tophane'nin hemen alt tarafından Altıparmak boyunca uzanan yürüyüş yoluyla Muradiyeye kadar gitmek, Kültürpark'a girip dolaşmak ve ardından Kültürpark'ın batıdaki çıkışından Yeni Kaplıca'ya geçmek (5). Bu kaplıcanın kadınlar için olan kısmının adı Kaynarca'dır. Hijyen konusunda çok hassas olanlar Yeni Kaplıca yerine Eski Kaplıca'ya gidebilir (6). Çekirge meydanındaki, Kervansaray Otelleri'nin işlettiği Eski Kaplıca'nın giriş ücreti Yeni Kaplıca'nın iki misli ya da biraz daha fazlasıdır. Yeni Kaplıcanın yapılış tarihi 1555'e kadar uzanmaktadır. Eski Kaplıca ise 1200'lere kadar uzanan Bizans yapısı bir kaplıcanın kalıntıları üstüne kurulmuş Yeni Kaplıcaya nazaran tarihi çok daha eskilere uzanan bir yapıdır. Kaplıca keyfinin ardından güzel bir uyku sizi ertesi güne hazır hale getirecektir.

İkinci gün güne Hüdavendigar Camii'nin bahçesinde kahvaltı yaparak başlayabilirsiniz. Simitinizi yanınızda getirmeyi unutmayın ama. Bu bahçede yapılacak kahvaltının ardından otobüsle İnkaya Çınarına çıkabilir yüzlerce yıllık meşhur çınarın gölgesinde vakit geçirebilirsiniz. Dönüşte otobüsten Çekirge meydanında inerseniz yürüye yürüye Karagöz ve Hacivat heykelini, ardından yolunuzu Muradiyeye doğru çevirip Muradiye Külliyesini görebilirsiniz. Altıparmak'a ulaşınca Arap Şükrü sokağından geçip akşam balık yiyip içkinizi içebileceğiniz bir mekanı gözünüze kestirebilirsiniz. Bu arada Bursa'nın hala kullanımda olan tek sinagogun yanından geçeceğinizi de unutmayın. Hamamın hemen yanındaki beyaz bina sinogogdur.

Kitap ve sahaf meraklıları Sönmez İş Sarayı'nın en alt katında, eski eşya meraklıları Kayhan Çarşı'sında dolaşabilir, karnı acıkanlar meşhur Çiçek Izgara'da mola verebilirler. Tarihi Bursa surları ilginizi çekiyorsa Tophanenin arka sokaklarında kaybolacağınız bir geziyle hem eski surları hem de Pınarbaşı Parkı'nı bulabilirsiniz. Zamanında panayırlar düzenlenen bu park şimdilerde sessiz sakin yapısıyla huzurlu bir öğleden sonrası geçirmek isteyenlerin çayını kahvesini içebileceği bir yere dönüşmüştür. Bu arada tatlıseverler şehrin herhangi bir yerinde görebilecekleri Kafkas Pastanelerinden kestane şekeri ya da kestaneyle yapılan envai çeşit çikolatalı tatlılardan birini almayı unutmasınlar. Kestaneyle yapılan daha hafif bir tatlı isteyenler Nalbantoğlu'nun Postane tarafındaki girişine yakın yer alan Ülkü Pastanesinin kestaneli çöreklerini deneyebilirler. Tatlı hamur içine konmuş kestane ezmesinden yapılan bu tatlıları Koza Han'da Uludağ Gazoz eşliğinde yemek de çok lezzetli oluyor. Dönüşte Setbaşına doğru Bursanın yeni restore edilmiş kilisesini de görebilirsiniz.

Eğer Dolunay zamanındaysanız ve bulutsuz bir hava varsa Tophane'de Uludağ'ın zirvesini görebilen bir noktada yerinizi alın. Uludağ'ın zirvesinden dolunayın doğuşu büyüleyici bir görüntüdür. Haziran Temmuz aylarındaysanız Uluslararası Bursa Festivali'nde dünyaca ünlü yıldızların konserlerine denk gelebileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Kültürpark içindeki Açık Hava Tiyatrosunda sizi güzel bir etkinlik bekliyor olabilir.

Şehrin dışına doğru taşma düşüncesi olanlar için şehrin batısındaki Apolyont Gölü'ne uğramalarını tavsiye ederim. Gölün bitişiğindeki Gölyazı Köyü'nde her sene sanat festivali de düzenleniyor. Eğer Ankara tarafına devam edecekseniz İnegöl yolu üzerinde sol taraftaki Barakfakih Köyü'ne sapıp kasaptan kendi seçtiğiniz etleri, sucukları ve köfteleri hemen sizin için pişirip servis yapan köy lokantasında güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Ya da İnegöl'e kadar sabrederseniz Besler Köftecisinde İnegöl Köftesinin en güzel örneklerinden birini tadabilir üstüne de tahinli kadayıf yiyebilirsiniz (7).

Vaktiniz varsa Bursa'da yapılacaklar listesine Cumalıkızık'ı ziyaret edip köyde dolaşmak ve gözleme yemek de eklenebilir. Ya da teleferikle Uludağ'a çıkabilirsiniz. Oylat'a gidip meşhur kaplıcalarında yıkanabilir temiz havası ve güzel doğasının tadını çıkarabilirsiniz. Keza Oylat yolundaki Türkiye'nin en büyük mağaralarından birini ziyaret edebilirsiniz. İznik'e uzanıp tarihi yapılarını görebilir göl kenarında oturabilirsiniz.

Bursa'da huzur turuna bunlar dışında da eklenebilecek bir çok şey çıkacaktır mutlaka, ya da siz geziniz sırasında bunların dışında bir çok şey keşfedebilirsiniz. Coğu kar değil bunun tabii... Önemli olan o huzuru hissetmek ve orada zamandan uzaklaşmak.

Şimdiden huzur dolu geziler dilerim...

Önerilen Sayfalar:

- İznik ve Yenişehir - Irgandı Köprüsü'nü İtalya'daki çarşılı köprülerle karşılaştıran Çarşılı Köprüler yazısı da ilginizi çekebilir.
- Gölyazı Köyü'nden de bahseden Üç Eki Rum Köyü yazısına da göz atmanızı öneririm.

Bahsi geçen mekanların Linkleri:

(1) http://www.kebapciiskender.com.tr/
(2) http://www.iskender.com.tr/
(3) http://www.uludagkebapcisi.biz/
(4) http://www.bursakentmuzesi.gov.tr/
(5) http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=8170053
(6) http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=10441449
(7) http://www.inegolkoftesi.com/tr/index.html

her türlü sorunuz için: dinceryazici79@gmail.com